Ben, Çocuğum ve Telefon! Çocukla İletişimde Telefonun Rolü

telefon

Geçenlerde parkta yürüyen bir baba ve bir buçuk-iki yaşlarında bir çocuk gördüm. Çocuk önden yürüyor, baba arkasından. Bu manzarada babanın çocukla ilgilenmesinin önüne geçen bir şey dikkatimi çekti. Babanın elinde bir telefon vardı. Çocuk biraz yürüyor sonra babasına dönüyor, bacağına yapışıyor. Babanın hala dikkati telefonda, çocuk tekrar biraz yürüyor. Tabi bu durum olurken baba bütün dikkatini telefona vermiş çocuğun hareketlerini görmüyor ama aynı zamanda çocuğa göre hareket ediyor. Çocuk durursa baba duruyor, çocuk yürürse baba yürüyor. Çocuk baya uğraş sonucu babanın dikkatini çekmeye çalıştı en sonunda babanın telefonda işi bitti ve çocuğu kucağına aldığı gibi oradan uzaklaştı.

Dikkatimizin tamamen telefonda olduğu zaman, çocuğunuzun sizin yanınıza gelerek bir şeyler anlatmaya çalışması ve sizin göz ucuyla telefonda mesaj yazmaya uğraşırken içinde bulunduğunuz durum bence, çocuklar açısından en sinir bozucu durumlardan bir tanesi olabilir. Aynı durumun sizin başınıza geldiğini düşünün. Siz heyecanla en yakın arkadaşınıza bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz ve arkadaşınız bütün dikkatini elindeki telefona vermiş. Ama sizin söylediklerinizi bir yandan onaylıyor. Göz kontağını çok nadir kuruyor. Sizin konuşmalarınızı dinliyor ya da -muş gibi yapıyor. Sinirleriniz bozulmaz mı? Bir daha bir şey anlatmak ister misiniz? Peki heyecanınız kaçar mı?

Çocukların aynı durumla gün içerisinde kaç defa karşılaştığını bir düşünün. En önemlisi sizin bu durumu kaç defa yaptığınızı fark etmeniz. Siz, çocuğunuzu dinliyor gözükerek aslında dinlemediğinizi ve sonrasında ne demiştin, bir daha söyler misin gibi cümleler kurarak yaptığınızın farkına varamamak durumu dahada kötüleştiriyor.

telefon

Anne/babalarda telefonda vakit geçirebilir. Peki bu durumda ne yapabiliriz?

Anne/babanın da kendine ayıracak zamana ihtiyacı, sosyal medyada gezinmeye ve mesajlaşmaya hakkı var elbette. Fakat kendinize ayıracağınız zamanı gün içerisinde belirlemek bu noktada önemli olabilir. Çocuğunuz 6 yaşından büyükse bu zamanı açıklayabilir, kendi zamanınızda bazı işlerinizin olduğunu ve  size seslendiği zaman ona ilgisinin azalabileceğini ifade edebilirsiniz. Kendinize ayırdığınız zamandan sonra çocuğunuzla mutlaka ilgileneceğinizi söyleyebilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuzda özel alana saygı kavramını da geliştirebilirsiniz.

6 yaşından küçük çocuklar, iki kişi arasında konuşurken araya girmeyi önemsemezler. Küçük çocuklara bu durum anlatılsa bile hala ben merkezci dönemde oldukları için bunu kavramakta güçlük çekebilir. Bu nedenle telefonda geçirdiğiniz zamanı anlamayabilirler. Burada, ebeveynlerin üzerine görev düşmektedir. Çocuğunuz yanınıza geldiği andan itibaren elinizde telefon varsa telefonu hemen bir kenara bırakın. Çocuğunuza telefon senden daha değerli değil mesajını vermiş olursunuz. Kendinize ayıracağınız vakti, çocuğunuz yanınızda olmadığı saatlerde seçebilirsiniz. Çocuğunuz uyuduğunda, odasında oyun oynadığı zamanlar telefonunuzla ilgilenmeniz gereken zamanları oluşturabilir.

Artık yaşamımızda yerini alan telefonu ailelere kullanmayın demiyorum. Ama anın tadını çıkarmak bence en güzel şey. Çocuğunuzun şuan ki yaşını bir daha göremeyeceksiniz. Ama sosyal medyada gördüğünüz bir paylaşımı defalarda görüp, paylaşabilir hatta kaydedebilirsiniz. Bu nedenle önceliklerimizi belirlemek ve bizi her yönümüz ile taklit eden miniklere elimizde en az şekilde telefonla görünmek tam isabet olacaktır.

 

Çocuk Gelişimci Beyza TOPRAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.